Araştırmaya göre Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu ile Nüfusbilim Derneğinin işbirliğiyle yürütülen Türkiye de Gençlerde Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Araştırması nın sonuçlarından bir tanesi de Türkiye de her üç gençten birinin bebeğin anne karnında nerede büyüdüğünü bilmediği yönünde.
UNFPA nın Türkiye Temsilciliğinden yapılan açıklamada, Ankara daki Swiss Otel de yarın saat 10:00 da başlayacak toplantıyla sonuçları ilan edilecek ve Türkiye nin dört bir yanına dağılmış köy ve kentlerdeki 3.500 hanede yaşayan 15 ila 24 yaş grubundaki gençlerin, cinsel sağlık ve üreme sağlığı konularındaki bilgi, tutum ve davranışlarını ölçmek üzere tasarlanan araştırmanın bir ilk olduğu belirtildi. Açıklamaya göre, araştırmanın ulusal temsiliyet açısından Türkiye’de bir ilk olduğuna dikkati çeken Nüfusbilim Derneği Başkanı Doç. Dr. Filiz Kardam da, kapısını çaldıkları her hanede yaşayan gençlerin "yasak ve ayıp" olarak değerlendirilen konularda çekinmeden kendilerini ifade ettiklerini belirtti.
Araştırmanın, gençlerin cinsel sağlık ve üreme sağlığı konusunda ciddi bir bilgi eksikliği içinde olduklarını ortaya çıkardığı belirtilen açıklamada, araştırmaya göre her 3 kadından biri cinsel organlarının adlarını bilmezken, erkeklerin yarısı da gebeliğin hangi dönemde olacağından habersiz olduğu kaydedildi. AA nın haberine göre, UNFPA açıklamasında, Türkiye de her üç gençten birinin bebeğin anne karnında nerede büyüdüğünü bilmediği, gençlerin sadece yüzde 10 unun HIV/AIDS konusunda doğru bilgiye sahipken, yarısının da HIV taşıyıcısı olduğunu düşündüğü birisinin elini sıkmanın kendisine zarar vereceğine inandığı belirtildi.
Açıklamaya göre, UNFPA Türkiye Temsilcisi Dr. Peer Sieben da, UNFPA nın Türkiye de üreme sağlığı alanında 35 yılı aşan gelenek ve birikimiyle başta kamu kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum örgütleri, gençler ve ilgili tüm aktörlerle el ele, somut adımlar atma konusunda güçlü bir istek ve kararlılık içerisinde olduğunu belirterek, şunları söyledi. Bu rapor aracılığıyla bir kez daha vurgulamak isterim ki, gençleri mümkün olan her alanda yaşama daha hazırlıklı kılmak, biyolojik değişim süreçlerini daha kolay yönetebilecek hale getirmek, bilmemenin maliyeti ve risklerini azaltacaktır. Ayrıca gençleri cinsel sağlık ve üreme sağlığı alanlarında daha yetkin ve yeterli hale getirmek, gençleri ve toplumu daha mutlu, kendisiyle barışık ve sağlıklı olacaktır
|